|
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
Erol TUNCER – Toplumsal Ekonomik
Siyasal Araştırmalar Vakfı (TESAV) Başkanı Seçim sistemlerinin belirlenmesinde temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda) ilkeleri, büyük önem taşımaktadır. Seçim kanunları bu iki ilkeden birine öncelik verir ya da bu iki ilke arasında bir denge kurulmasına özen gösterir. Seçim kanunlarının düzenlenmesi sırasında bu iki ilke açısından öngörülen hedefler uygulamada her zaman gerçekleşmemektedir. Bu tebliğde 1950-2002 arasında yapılmış olan Milletvekili Genel Seçimleri ele alınarak, uygulanan seçim sistemlerinin her birinde alınan sonuçların, o sistemde öngörülen amaçlarla ne ölçüde uyumlu olduğu hususu irdelenecektir. - I - Seçim Yasalarından Beklenen Seçim yasalarından, bir yandan toplumun eğilimlerini yasama meclislerine yansıtması bir yandan da ülkeyi yönetecek çoğunlukların oluşturulmasına olanak vermesi beklenmektedir. Seçim sistemlerini bu işlevleri açısından belirleyen iki özellik, temsilde adalet ve yönetimde istikrar (fayda) ilkeleridir. Temsilde adalet ilkesi, seçmen eğilimlerinin adil bir biçimde yasama meclislerine yansıtılmasını, yönetimde istikrar ilkesi ise istikrarlı hükümetlerin kurulmasını kolaylaştırmayı amaçlar. Özellikleri gereği, bir seçim sisteminde bu öğelerden birisi öne çıktığında diğeri arka plana itilmektedir. Her ne kadar Anayasamızın 69. Maddesi, “Seçim kanunlarının, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak biçimde düzenlenmesini” öngörüyorsa da, bir seçim sisteminde bu ilkelerin bağdaştırılmasını sağlamak her zaman olanaklı olamamaktadır. Aşkın – Eksik Temsil Seçim sistemleri, siyasi partiler ya da bağımsızlar için kullanılan oyları, yasama meclislerine aynı oranlarda yansıtmaz. Siyasi partilerin bir kısmı seçimde elde ettikleri oy oranlarının üzerinde, bir kısmı ise oy oranlarının altında temsil oranlarına sahip olurlar. Kimi partiler de, aldıkları oy yeterli olmadığından, temsilci çıkaramazlar; bir başka söyleyişle parlamento dışında kalırlar. Yasama meclislerinde elde edilen sandalyelerin oranı oy oranından yüksek olduğunda aşkın temsil (= sandalye oranı – oy oranı), düşük olduğunda ise eksik temsil (= oy oranı – sandalye oranı) söz konusudur. Aşkın ya da eksik temsil oranları, temsilde adalet ilkesine öncelik veren sistemlerde düşük düzeylerdedir. Yönetimde istikrar ilkesini öne çıkaran seçim sistemlerinde ise bu oranlar büyümektedir. Parlamentoda Temsil Edilemeyen Oylar Adaletli temsil açısından önemli bir ölçüt, seçime katıldıkları halde parlamentoda temsil edilemeyen siyasi partilerin oylarının düzeyidir. Özellikle ülke barajlı sistemlerde barajın altında kalan siyasi partilere oy veren önemli sayıdaki seçmen parlamentoda temsil edilememektedir. Ülkemizdeki son genel seçimde (2002), TBMM’de temsil edilemeyen seçmenlerin toplam seçmen içindeki payının % 45.3 düzeyine kadar çıkmış olması, konunun önemini göstermektedir. - II - Çok Partili Dönemde Uygulanmış Olan Seçim Sistemleri Cumhuriyetin kuruluşundan çok partili dönemin başladığı 1946 yılına kadar ülkemizde iki dereceli seçim sistemi uygulanmıştır. 5 Haziran 1946 tarihinde çıkarılan 4918 sayılı Kanun ile tek dereceli seçim sistemine geçilmiş, demokratik koşullarda serbest seçimlerin yapılmasına olanak sağlayan ilk Milletvekili Seçimi Kanunu ise 16 Şubat 1950’de çıkarılmıştır[1]. Bu yasa, bir önceki 4918 sayılı yasada olduğu gibi, seçimlerin Liste Usulü Çoğunluk sistemiyle yapılmasını öngörmekteydi. Doğurduğu adaletsiz sonuçların siyasal yaşamda yol açtığı gerilim ve toplumda oluşan tepkiler nedeniyle, çoğunluk sistemi 1961’den itibaren terk edilerek nispi temsil sistemine geçilmiştir. Bu tarihten itibaren ülkemizde nispi temsil sisteminin değişik biçimleri uygulanmaktadır. 1946’dan günümüze kadar ülkemizde uygulanmış olan seçim sistemleri ile bu sistemlerle yapılmış olan seçimler, Tablo 1’de gösterilmiştir.
(1)
4
Milletvekili ve 1 Cumhuriyet Senatosu Seçiminde Çoğunluk Sistemi
uygulanmıştır. Temsilde Adalet İle Yönetimde İstikrar İlkeleri Açısından Sınıflama Çok partili dönemde uygulanmış olan 7 ayrı seçim sistemi, temsilde adalet ile yönetimde istikrar uçları arasında geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Yelpazenin bir ucunda Liste Usulü Çoğunluk, diğer ucunda ise Milli Bakiye Sistemi yer almaktadır. Söz konusu seçim sistemleri, Tablo 2’de, yönetimde istikrar ucundan temsilde adalet ucuna doğru sıralanmaktadır.
(1) Tablonun üst kısmına Liste Usulü Çoğunluk sistemi yerleştirilmiştir. Bu sistem, yönetimde istikrar unsurunun en çok öne çıktığı, dolayısıyla temsilde adalet boyutunun büyük ölçüde göz ardı edildiği uygulamadır. Sistem, seçimlerde 1. sırayı alan partilerin tek başına
hükümet kurmalarını
kolaylaştırmaktadır. (2) Tabloda aşağıya doğru inildikçe seçim sistemlerinin yönetimde istikrar boyutu gerilemekte, temsilde adalet boyutu öne çıkmaktadır. (3) Listenin en alt sırasında yer alan Milli Bakiye sistemi, temsilde adalet unsurunun en çok öne çıktığı, yönetimde istikrar öğesinin ise en çok göz ardı edildiği sistemdir. Bu sistemde, seçimlerde 1. sırayı alan partilerin tek başına hükümet kurmaları zorlaşmaktadır. - III - Seçim Sonuçları Ülkemizde seçim sonuçları, 1950’deki Milletvekili Genel Seçimlerinden itibaren düzenli olarak yayımlanmaya başlanmıştır. 1950’den günümüze kadar 14 Milletvekili Genel Seçimi yapılmıştır. Bu seçimlere ilişkin bilgiler Tablo 3’te verilmektedir.
(*) 1965 seçimlerinde aşkın temsil oranları; birinci sıradaki parti AP için (0.4) , ikinci sıradaki parti CHP için (1.1) olarak gerçekleşmiştir. (1) 14 seçimde 7 ayrı seçim sistemi uygulanmıştır.
(2)
İlk sırayı
alan partilerin oy oranları;
4
seçimde % 40 – 50 arasındadır (1957, 1969, 1977, 1983). (3) 14 seçimden;
- IV - Seçim Sonuçları: Temsilde Adalet – Yönetimde İstikrar İlkeleri Açısından İrdeleme Seçim sonuçları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerinin ağırlığı açısından, 3 ayrı ölçüte göre irdelenecektir:
(i)
Aşkın – eksik
temsil oranları. (i) Aşkın Temsil Açısından İrdeleme Seçimlerin sonucunda ortaya çıkan aşkın temsil oranları, büyüklük sırasına göre Tablo 4’te gösterilmiştir. Aşkın temsil oranları, büyüklüklerine göre, iki ana bölümde sunulmaktadır:
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||