Notice: Test mode is enabled. While in test mode no live donations are processed.

$ 0
Select Payment Method
Adres
Güvenevler Mahallesi, İç Sokak,
Muhsin Elgen Apartmanı,
No:7/2, Çankaya Ankara
Follow us
Location: Güvenevler Mahallesi, İç Sokak, Muhsin Elgen Apartmanı, No:7/2, Çankaya ANKARA

Erol Tuncer

TESAV

Sonuçsuz kalan işbirliği çabaları – Erol Tuncer

Bugün siyasal arenadaki tablo, bize 1957 seçimleri öncesinde yaşanan ve sonuçsuz kalan partiler arası işbirliği çabalarını anımsattı.

1950-1960 arasında yaşanan seçimler, Demokrat Parti (DP) ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) arasında yaşanan rekabete sahne olmuştur. DP bu üç seçimin ilk ikisinde oy oranlarını artırarak iktidarını korurken 1957 seçimlerinde oy kaybı yaşamış ancak yine de TBMM’deki çoğunluğunu korumayı bilmiştir.

Partilerin bu dönemdeki oy oranları ve seçim sonuçları aşağıdaki gibidir:

– 1950 Milletvekili Genel Seçimleri’nde DP, yüzde 52.68 oy oranı ile 416 milletvekili; CHP, yüzde 39.45 oy oranı ile 69 milletvekili, diğer partiler ve bağımsızlar yüzde 7.87 oy oranı ile dört milletvekili ile Meclis’te yer aldı.

– 1954 Milletvekili Genel Seçimleri’nde DP, oylarını artırarak yüzde 57.61 oranına ulaştı ve 503 milletvekili ile Meclis’te yer aldı. (2) CHP, yüzde 35.36 oy oranı (31 milletvekili),

CMP (Cumhuriyetçi Millet Partisi) yüzde 4.8 oy oranı (beş milletvekili), bağımsızlar ise yüzde 1.54 oy oranı (iki milletvekili) ile Meclis’te yer aldı.

– 1957 Milletvekili Genel Seçimleri’nde DP, yüzde 47.88 oy oranına geriledi, ancak 424 milletvekili ile meclisteki çoğunluğunu korudu. CHP, yüzde 41.09 oy oranıyla Meclis’te 178 sandalye elde etti. CMP yüzde 7.14 oy oranıyla dört milletvekili çıkardı. HP (Hürriyet Partisi): yüzde 3.84 oy oranıyla dört milletvekili kazandı.

MUHALEFETİN GİRİŞİMLERİ 

Antidemokratik kanunları kaldırma vaadiyle işbaşına gelen ve 1950-1954 arasında bu sözünü bir ölçüde tutmaya çalışan DP iktidarının, 1954 seçiminde yükselen oy oranının verdiği özgüven ve moralle demokratik uygulamaların alanını genişletmesi beklenirdi. Oysa tam tersi oldu. Osman Bölükbaşı’nın genel başkanı olduğu Millet Partisi’nin bütün adaylarını milletvekili seçen Kırşehir ilini ilçe yapmakla işe başlayan DP iktidarı birbiri ardına antidemokratik kanunlar çıkardı. Basın ve muhalefet başta olmak üzere çeşitli kesimler üzerindeki baskıların artması da muhalefet partileri arasındaki işbirliği arayışlarını gündeme getirdi.

Bu işbirliğinin amacı, iktidar partisine karşı ortak cephe oluşturarak seçimlerde DP’yi iktidardan indirebilmekti.

1954 seçimleri öncesinde CHP ile CMP arasında başlatılmış olan işbirliği girişimleri, HP’nin de katılımıyla, 1956-1957 yıllarında CHP, CMP ve HP arasında yürütülmüştür. Partilerin kurultayları toplanarak yönetimlere işbirliği konusunda gereken yetkileri vermiş ancak yoğun çabalara karşın bu girişimlerden ne 1954 ne de 1957 seçimleri öncesinde olumlu sonuç alınabilmiştir. İşbirliği görüşmelerinde iki ana konu üzerinde durulmuştur:

1. Rejimi sağlıklı hale getirecek düzenlemelerin yapılması (Anayasa, seçim kanunu gibi.),

2. Milletvekili adaylıklarının partiler arasında adil bir biçimde paylaşılması.

Birinci konuda uzlaşma sağlanması zor olmamış, asıl sorunlar milletvekili adaylıklarının paylaşımında yaşanmıştır. Adaylıkların bölüşümünde küçük partilerin CHP ile neredeyse eşit paya varan talepleri, uzlaşma çabalarının önündeki asıl engeli oluşturmuştur.

YASAL ENGEL

Hürriyet Partisi kurulmadan önce CHP ve CMP arasındaki başlatılan görüşmeler, 19 Mart 1954 tarihinde yapılan toplantı sonunda bir anlaşmaya varmadan dağılmıştı. Bunun nedeni, CHP’nin yerinde bir kararla; CMP’nin müstakbel ortağına yüzde 30’a kadar bir hak tanımaya hazır olduğunu açıklamasına rağmen CMP’nin her vilayette adayların yarı yarıya iki partiden gösterilmesi hususundaki teklifinde ısrar etmesi olmuştu.

Hürriyet Partisi’nde ise başka bakımdan güçlükler vardı. HP bir yandan CHP’nin başlıca savunucusu olduğu fikirleri desteklerken diğer taraftan CHP ile bir arada görünmekten korkmuştur.

İşbirliği çalışmalarının önündeki son engel, iktidarın işbirliği çabalarına getirdiği yasal düzenlemelerdir. Gerçekten seçim kanununda iktidarca yapılan değişiklikler, işbirliğini hemen hemen olanaksız hale getirecektir. Örneğin; 

– Siyasi partiler, her seçim bölgesinde aday göstermek zorundadırlar.

– Karma liste yasaklanmıştır.

– Bir partiden altı ay önce istifa etmemiş olanlar başka bir partiden aday olamayacaktır.

Bu durumda yalnızca bir partinin üç parti adına seçime girmesinden başka çözüm yolu kalmıyordu. Bu partinin, doğal olarak CHP olması gerekirdi. İşbirliği konusunda yaşananlar bunu diğer partilerin kabul etmesinin olanaksız olduğunu biliyorlardı.

İşbirliği partileri bu durumda elde kalan son seçeneğin gereğini yerine getireceklerdir ve seçime ortak listelerle girmek yerine kendi listeleriyle girmişlerdir. Bu koşullarda alınan seçim sonuçları, yalnızca her üç partinin tabanlarında değil, toplumda da hayal kırıklığı yaratmıştır.

1957 seçiminde DP iktidarı yüzde 47.88 oy oranıyla, muhalefet partilerinin toplam 186 milletvekiline karşılık 424 milletvekili çıkararak ezici bir çoğunlukla iktidarını korumuştur.

SEÇİM SONRASI YAPILAN DEĞERLENDİRME 

1957 seçimlerine eğer bu üç parti ortak listelerle girebilselerdi, seçim sonucu şöyle olacaktı:

DP 23 ilde 245 milletvekili, işbirliği listesi 43 ilde 365 milletvekili çıkaracaktı. (Partilerin çıkaracakları milletvekillerin hesabında, partilerin seçim bölgelerindeki oy oranlarının toplamı esas alınmıştır. Bu durumda; iktidar değişecek, ‘işbirliği grubu’ iktidara gelecek, siyasal arenadaki gerginlik yerini yumuşamaya bırakacak, 1960 yılında yapılan askeri müdahalenin gerekçesi kalmayacak, Türkiye ardı ardına askeri müdahaleler dönemine girmiş olmayacaktı.

Alınan sonuçlar herhalde toplumun büyük çoğunluğunu mutlu edecekti.

Bu işbirliği denemesinden, biz politikacılar için önemli dersler çıkarabiliriz: Birlikte hareket edebilmek, siyasal kırılmaları önleyecek bir gücü bünyesinde barındırır. Bu nedenle uzlaşmayı başarabilmek için kişisel hesapların ötesine geçmeyi bilmek gerekir.

KAYNAKLAR:

1. Erol Tuncer, 1957 Seçimleri, Ankara, 2012, s.53-62.

2. DP’nin bu oy oranı Meclis tarihinde alınmış olan en yüksek oy oranıdır. 1965 seçiminde Demirel’in başkanlığındaki AP’nin almış olduğu yüzde 52.8 oranındaki oy oranı 2. sıradadır.

EROL TUNCER

TESAV VAKFI BAŞKANI

Category: #Uncategorized

Leave a Comment

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir